Kitap İncelemesi Nasıl Yazılır? İyi Bir Kitap Yorumu İçin Rehber
Bir kitabı bitirdiniz. Sevdiniz. Belki çok sevdiniz. Sonra kitabın sayfasını açıp inceleme yazmaya karar verdiniz ve karşınıza o meşhur boş kutu çıktı:
Bir anda söyleyecek hiçbir şeyiniz yokmuş gibi geliyor.
“Kitap güzeldi, tavsiye ederim.”
Yazıp geçmek de istemiyorsunuz.
Aslında iyi bir kitap incelemesi yazmak için edebiyat eleştirmeni olmanız gerekmiyor. Kitabın sembolizmini çözmek, yazarın bütün hayatını araştırmak veya sayfalarca analiz yapmak zorunda da değilsiniz.
İyi bir okur incelemesinin çok daha basit bir amacı var:
Kitabı okumamış birine, sizin o kitapla yaşadığınız deneyimi anlatmak.
Peki bunu nasıl yapacağız?
Önce Şunu Ayıralım: Kitap Özeti ve Kitap İncelemesi Aynı Şey Değil
Kitap incelemelerinde en sık karşılaştığım sorunlardan biri bu.
İnceleme diye başlıyoruz:
“Ahmet sabah evinden çıkar. Daha sonra Mehmet'le karşılaşır. Birlikte şuraya giderler. Ardından şu olay olur...”
Bir süre sonra kitabın tamamını anlatmış oluyoruz.
Bu bir incelemeden çok özet.
Elbette kitabın konusundan bahsetmek gerekiyor. İncelemenizi okuyan kişinin ne hakkında konuştuğunuzu bilmesi lazım.
Ama bunun için birkaç cümle çoğu zaman yeterli.
Örneğin Dönüşüm için:
Gregor Samsa bir sabah kendisini böceğe dönüşmüş halde bulur. Kafka bu tuhaf olay üzerinden Gregor'un ailesiyle ve toplumla olan ilişkisini anlatır.
Bu kadar.
Sonrasında asıl önemli bölüme geçebiliriz:
Siz bu kitap hakkında ne düşündünüz?
İlk Paragrafta Kitabı Değil, Deneyiminizi Anlatmayı Deneyin
Her incelemeye kitabın konusuyla başlamak zorunda değilsiniz.
Hatta bazen çok daha doğal bir giriş yapılabilir.
Mesela:
Uzun zamandır bu kadar sinir olduğum bir roman karakteri olmamıştı.
Veya:
İlk 50 sayfada kitabı bırakmayı düşündüm. İyi ki bırakmamışım.
Ya da:
Bu kitabı yıllardır erteliyordum çünkü gereğinden fazla ağır olduğunu düşünüyordum.
Böyle başladığınızda inceleme Wikipedia'daki kitap açıklamasından hemen ayrılıyor.
Çünkü artık kitabı değil, sizin kitabı okuma deneyiminizi okuyoruz.
İncelemeleri değerli yapan şey de tam olarak bu.
Kitabın Konusunu Kısa Tutun
Kitabı hiç bilmeyen biri için küçük bir çerçeve çizmek yeterli.
Kendinize şöyle bir sınır koyabilirsiniz:
Kitabın konusunu en fazla 3-4 cümlede anlatacağım.
Sonra durun.
Özellikle romanlarda olay örgüsünü ayrıntılı şekilde anlatmak hem incelemenin kişisel tarafını azaltıyor hem de spoiler verme riskini artırıyor.
Okuyucu isterse kitabın uzun özetini başka yerde bulabilir.
Ama sizin:
“Bu karakter bana hiç inandırıcı gelmedi.”
demiş olmanızı başka yerde bulamaz.
“Beğendim” Demek Yerine Neyi Beğendiğinizi Söyleyin
“Kitabı çok beğendim.”
Bunda yanlış bir şey yok.
Ama inceleme burada biterse kitabı okumayı düşünen kişiye fazla bilgi vermiyor.
Bir adım daha ileri gidin.
Neyi beğendiniz?
Karakterleri mi?
Atmosferi mi?
Diyalogları mı?
Sonunu mu?
Yazarın dilini mi?
Kitabın size düşündürdüklerini mi?
Örneğin:
Kitabı sevdim çünkü karakterlerin hiçbiri tamamen iyi veya tamamen kötü değildi.
Bu cümle çok daha fazla şey anlatıyor.
Veya:
Konusu hoşuma gitti ama yazarın uzun betimlemeleri nedeniyle bazı bölümlerde ciddi şekilde sıkıldım.
İşte bu gerçek bir okur yorumu.
Bir kitabı sevmek, kitabın her şeyini sevmek anlamına gelmiyor.
Sevmediğiniz Şeyleri Yazmaktan Çekinmeyin
Kitap incelemesi yazarken yazara veya kitabın hayranlarına karşı sorumluluğunuz yok.
Kitabı sevmediyseniz sevmediniz.
Bunu yazabilirsiniz.
Ama:
“Berbat kitap.”
yerine neden sevmediğinizi anlatmanız çok daha değerli.
Mesela:
Ana karakterin aldığı kararların yeterince açıklanmadığını düşündüğüm için hikâyeye bağlanamadım.
Bu eleştiridir.
“Çöp kitap, zaman kaybı.”
ise diğer okura pek bir şey anlatmaz.
Aynı durum çok sevdiğimiz kitaplar için de geçerli.
“10/10 başyapıt.”
yerine neden 10 verdiğinizi birkaç cümleyle açıklayın.
İncelemenin değeri puanda değil, puana nasıl ulaştığınızda.
Karakterlerden Bahsedin
Roman incelemelerinde yazacak bir şey bulamıyorsanız karakterlerden başlamak çoğu zaman işe yarıyor.
Kendinize sorun:
En sevdiğim karakter kimdi?
En sinir olduğum karakter?
Bir karakterin davranışı beni şaşırttı mı?
Karakterler gerçekçi miydi?
Kitabın sonunda biri hakkındaki düşüncem değişti mi?
Özellikle Dostoyevski gibi karakter psikolojisinin güçlü olduğu yazarlarda yalnızca tek bir karakter hakkında bile oldukça güzel bir inceleme çıkabilir.
Bazen kitabın hikâyesini unutuyoruz ama bir karakteri yıllarca unutmuyoruz.
Bunu yazın.
Kitabın Size Ne Hissettirdiğini Yazabilirsiniz
Her kitap hakkında teknik analiz yapmak gerekmiyor.
Bazen kitabın sizde bıraktığı duygu, incelemenin kendisi olabilir.
“Son 30 sayfayı inanılmaz gergin okudum.”
“Bitince birkaç dakika başka kitaba başlayasım gelmedi.”
“Bazı bölümlerde gerçekten güldüm.”
“Final beni hiç etkilemedi.”
Bunların hepsi geçerli.
Çünkü başka bir okurun kitap seçerken merak ettiği şeylerden biri de tam olarak bu:
Bu kitabı okurken nasıl bir deneyim yaşayacağım?
Spoiler Konusunda Biraz Acımasız Olun
Bir incelemeyi okumayı bırakmamın en hızlı yollarından biri:
“Ben spoiler vermeyeyim ama kitabın sonunda...”
Hayır.
Orada duralım.
Özellikle polisiye, gerilim ve gizem romanlarında küçücük bir bilgi bile bütün kitabı bozabilir.
Kitabın önemli bir olayından bahsetmeniz gerçekten gerekiyorsa bunu açıkça belirtin.
⚠️ Buradan sonrası spoiler içerir.
Okuyucu devam edip etmemeye kendisi karar versin.
Bir de “spoiler sayılmaz” diye bir şey var.
Çoğu zaman spoiler sayılıyor.
Başka Kitaplarla Karşılaştırın
Bu yöntem özellikle aynı yazardan birkaç kitap okuduysanız çok işe yarıyor.
Örneğin:
Dostoyevski'ye ilk kez başlayacak olsam bunu değil, Beyaz Geceler'i seçerdim.
Veya:
1984'ü sevdiyseniz bu kitabın dünyası da hoşunuza gidebilir ama temposu çok daha düşük.
Bu tür karşılaştırmalar okuyucu için çok değerli.
Çünkü bildiği bir kitap üzerinden yeni kitabın nasıl bir deneyim sunduğunu anlayabiliyor.
Aynı zamanda sizin okuma geçmişiniz de incelemeye yansıyor.
İşte burada inceleme gerçekten kişiselleşmeye başlıyor.
“Kime Öneririm?” Sorusu Çok İşe Yarıyor
İncelemenizi nasıl bitireceğinizi bilmiyorsanız şu soruya cevap verin:
Bu kitabı kime önerirdim?
Mesela:
Yavaş ilerleyen karakter romanlarını seviyorsanız kesinlikle şans verebilirsiniz. Ama sürekli olay olan hızlı bir roman arıyorsanız muhtemelen size göre değil.
Bence “Herkes okusun” demekten çok daha faydalı.
Çünkü hiçbir kitap gerçekten herkese göre değil.
Sizin beş yıldız verdiğiniz kitap başka birinin yarım bıraktığı kitap olabilir.
Okumanın güzel taraflarından biri de zaten bu.
Kitap İncelemesi Ne Kadar Uzun Olmalı?
Bunun doğru bir cevabı yok.
İyi bir inceleme 100 kelime de olabilir.
1.000 kelime de.
Hatta bazen iki paragraf, kitabın bütün olay örgüsünü anlatan 2.000 kelimelik bir yazıdan daha faydalıdır.
Sosyal bir kitap platformunda günlük bir okur yorumu yazıyorsanız birkaç güçlü paragraf çoğu zaman yeterli.
Örneğin şöyle düşünebilirsiniz:
1. paragraf: Kitaba nasıl başladınız ve genel izleniminiz.
2. paragraf: En sevdiğiniz veya sevmediğiniz tarafı.
3. paragraf: Kime önerirsiniz ve puanınız.
Bitti.
İçinizden daha fazlası geliyorsa devam edin.
Gelmediği halde incelemeyi uzatmaya çalışmayın.
İnceleme Yazmadan Önce Not Almak İşinizi Kolaylaştırır
300 sayfalık kitabı bitirdikten sonra ilk 50 sayfadaki düşüncelerinizi hatırlamak zor olabilir.
Bu nedenle okurken dikkatinizi çeken birkaç yeri kaydetmek inceleme yazmayı ciddi şekilde kolaylaştırıyor.
Uzun uzun not çıkarmanız gerekmiyor.
“s. 46 — buradaki diyalog çok iyi”
gibi küçük bir not bile yeterli.
Kitabı bitirdiğinizde elinizde incelemenizi oluşturabileceğiniz birkaç küçük işaret oluyor.
Özellikle uzun romanlarda oldukça işe yarıyor.
Basit Bir Kitap İncelemesi Şablonu
Boş ekrana bakıyor ve hâlâ nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız aşağıdaki yapıyı kullanabilirsiniz.
Kitaba neden başladım?
Bu kitabı neden seçtiğinizi bir-iki cümleyle anlatın.
Kitap ne anlatıyor?
Spoiler vermeden birkaç cümlelik konu açıklaması.
Neyi sevdim?
Karakter, anlatım, atmosfer, fikirler...
Neyi sevmedim?
Varsa sizi rahatsız eden veya sıkıldığınız noktalar.
Bende ne bıraktı?
Kitabı kapattığınızda aklınızda kalan şey.
Kime öneririm?
Hangi tür okurun sevebileceğini düşünüyorsunuz?
Puanım: X/10
Hepsi bu.
Bunu bir forma dönüşmek zorunda da değilsiniz. Soruları kafanızda cevaplayıp normal bir metin halinde yazmanız çok daha doğal görünür.
Örnek Kısa Kitap İncelemesi
Örneğin Kafka'nın Dönüşüm'ü için şöyle bir yorum yazılabilir:
Dönüşüm'ü okumadan önce kitabın tamamen Gregor'un neden böceğe dönüştüğü üzerine olduğunu düşünüyordum. Okuyunca bunun hikâyenin belki de en önemsiz sorularından biri olduğunu fark ettim.
Beni asıl etkileyen Gregor'un dönüşümünden sonra ailesinin ona karşı davranışlarının yavaş yavaş değişmesi oldu. Özellikle bir insana verilen değerin onun ne kadar “işe yaradığıyla” bağlantılı hale gelmesi oldukça rahatsız ediciydi.
Kafka'ya başlamak isteyenlere öneririm. Çok kısa olduğu için klasiklere mesafeli biri için de iyi bir başlangıç olabilir. Yalnız kitabın her soruya cevap vermesini beklememek gerekiyor. Benim için 8/10.
Dikkat ederseniz kitabın tamamını anlatmadık.
Kafka'nın biyografisini de yazmadık.
Sadece bir okurun kitap hakkındaki düşüncesini anlattık.
Bence iyi bir kullanıcı incelemesi tam olarak böyle olmalı.
İncelemeniz Size Benzesin
Son olarak belki de en önemli nokta bu.
İncelemenin “profesyonel” görünmesi için kendi konuşma biçiminizi tamamen ortadan kaldırmayın.
Bir karakter sizi sinirlendirdiyse:
“Bu adam beni çıldırttı.”
yazabilirsiniz.
Kitabın ortasında sıkıldıysanız bunu söyleyin.
Finali tahmin ettiyseniz söyleyin — spoiler vermeden tabii.
Bir kitabı herkes överken siz sevmediyseniz sırf genel görüşe uymak için yüksek puan vermeyin.
Çünkü internette kitabın konusunu anlatan yüzlerce metin bulunabilir.
Ama sizin o kitabı okurken yaşadığınız deneyim yalnızca size ait.
Kitap Mahallesi'ndeki incelemelerin de değerli olmasını sağlayacak şey bu.
Bin kişinin aynı kitap hakkında bin farklı şey söyleyebilmesi.
O yüzden sıradaki kitabınızı bitirdiğinizde yalnızca “Okudum” olarak işaretleyip geçmeyin.
Üç cümle bile olsa düşüncenizi bırakın.
Belki birkaç ay sonra kendi yorumunuza geri dönersiniz.
Belki de hiç tanımadığınız bir okur sizin incelemenizi okuyup o kitaba başlamaya karar verir.
Peki siz bir kitabı seçerken diğer okurların incelemelerine bakıyor musunuz?