Kitap Okumanın Faydaları Nelerdir? Günlük Hayata 10 Etkisi
Kitap okumak gerçekten faydalı mı? Bu soruya çoğumuz düşünmeden “evet” cevabını veririz. Fakat kitap okumanın bize tam olarak ne kazandırdığını açıklamamız istendiğinde işler biraz zorlaşabilir.
Yeni kelimeler öğrenmek, farklı hayatları tanımak, birkaç saatliğine günlük koşuşturmadan uzaklaşmak...
Bunlar ilk akla gelenler.
Ancak düzenli okumanın etkileri bununla sınırlı değil. Üstelik kitap okumanın faydalarından yararlanmak için her hafta yüzlerce sayfa bitiren bir okur olmanız da gerekmiyor.
Bazen günde yalnızca 15-20 dakikayı bir kitaba ayırmak bile okumayı hayatınızın düzenli bir parçası haline getirmek için yeterli bir başlangıç olabilir.
Peki kitap okumanın faydaları nelerdir?
Gelin birlikte bakalım.
1. Kelime Dağarcığınızı Geliştirir
Kitap okurken günlük hayatta sürekli karşılaşmadığımız kelimelerle tanışırız.
Üstelik bu kelimeleri yalnızca sözlükteki anlamlarıyla değil, bir cümlenin ve hikâyenin içerisinde görürüz.
Bu önemli bir fark.
Çünkü kelimenin hangi durumda ve nasıl kullanıldığını da öğrenmeye başlarız.
Özellikle farklı yazarları ve türleri okumak bu çeşitliliği artırır. Bir polisiye roman ile tarih kitabının, bir klasik ile bilimkurgu romanının kullandığı dil aynı değildir.
Zaman içerisinde bazı kelimelerin kendi konuşmalarınıza ve yazılarınıza da girdiğini fark edebilirsiniz.
2. Kendinizi Daha İyi İfade Etmenize Yardımcı Olabilir
Kelime dağarcığının genişlemesinin doğal sonuçlarından biri kendinizi ifade etmek için daha fazla seçeneğe sahip olmanızdır.
Bazen ne düşündüğümüzü biliriz ama bunu anlatacak doğru kelimeyi bulamayız.
Okudukça farklı cümle yapılarıyla, anlatım biçimleriyle ve düşüncelerin nasıl ifade edilebileceğine ilişkin yeni örneklerle karşılaşırız.
Bu yalnızca yazarken değil, günlük konuşmalarda da işe yarayabilir.
İyi bir okur olmak otomatik olarak iyi bir yazar olacağınız anlamına gelmez elbette.
Ama iyi yazılmış binlerce cümleyle karşılaşmanın dil kullanımınıza katkı sağlaması şaşırtıcı değildir.
3. Dikkatinizi Tek Bir Şeye Vermenizi Sağlar
Telefonu elinize aldınız.
Mesaj geldi.
Bir sosyal medya gönderisine baktınız.
Ardından kısa bir video.
Sonra bir tane daha.
Günlük dijital hayatımız dikkatimizi sürekli farklı yerlere çekebiliyor.
Kitap okumak ise bunun tam tersini gerektirir.
Bir hikâyeyi takip etmek için karakterleri hatırlamanız, olaylar arasındaki bağlantıları kurmanız ve dikkatinizi belirli bir süre aynı şey üzerinde tutmanız gerekir.
Bu nedenle kitap okumak gün içerisinde kesintisiz biçimde tek bir aktiviteyle ilgilenebildiğimiz nadir anlardan birine dönüşebilir.
Özellikle telefonu başka bir odada bırakıp 20-30 dakikalık kesintisiz bir okuma yapmak bunu daha belirgin hale getirir.
4. Farklı İnsanların Dünyasına Girmenizi Sağlar
İyi bir romanın en güzel özelliklerinden biri, sizi hiç yaşamadığınız bir hayatın içerisine yerleştirebilmesidir.
Başka bir ülkede yaşayabilirsiniz.
Başka bir çağda doğabilirsiniz.
Sizden tamamen farklı kararlar veren bir karakterin zihnine girebilirsiniz.
Normal hayatta karşılaşmanız mümkün olmayan insanların korkularını, hayallerini ve problemlerini birkaç yüz sayfa boyunca takip edersiniz.
Bu deneyim bize her insanın dünyayı aynı şekilde görmediğini tekrar tekrar hatırlatır.
Özellikle karakter odaklı romanların güçlü taraflarından biri budur.
5. Yeni Bilgiler Öğrenirsiniz
Kitapların en açık faydalarından biri.
Fakat yalnızca tarih, bilim veya kişisel gelişim kitaplarından bahsetmiyoruz.
Roman okurken bile sürekli yeni bilgilerle karşılaşabilirsiniz.
Başka dönemlerin günlük yaşamını, farklı ülkelerin kültürlerini, meslekleri, tarihi olayları veya daha önce hiç düşünmediğiniz fikirleri keşfedebilirsiniz.
Elbette kurgu eserlerde karşılaştığımız her bilgiyi tarihsel veya bilimsel gerçek olarak kabul etmemek gerekir.
Ama iyi bir roman çoğu zaman yeni bir şeyi araştırmanız için başlangıç noktası olabilir.
Bazen tek bir kitap sizi daha önce hiç ilginizi çekmeyen bir konu hakkında saatlerce okumaya götürür.
6. Hayal Gücünüzü Çalıştırır
Film izlerken karakterin yüzünü görürsünüz.
Sokak karşınızdadır.
Evin nasıl göründüğünü yönetmen sizin için seçmiştir.
Kitapta ise işin önemli bir kısmı size kalır.
Yazar:
“Eski bir ev.”
der.
O evin kapısını, pencerelerini, koridorunu ve odalarını zihniniz tamamlar.
Bir karakter tarif edilir ama kafanızda oluşan kişi başka bir okurun hayal ettiği karakterden tamamen farklı olabilir.
Belki de bu nedenle sevdiğimiz bir romanın filmi çıktığında zaman zaman:
“Ben burayı hiç böyle hayal etmemiştim.”
deriz.
Çünkü kitabı okurken hikâyenin görsel dünyasının bir bölümünü biz oluşturmuşuzdur.
7. Günlük Koşuşturmaya Ara Vermenizi Sağlayabilir
Bazen kitap okumanın en büyük faydasının çok karmaşık olması gerekmiyor.
Bir süreliğine başka bir şeyle ilgilenmek.
İş bitti.
Telefon masada.
Günün sorunları hâlâ orada.
Ama siz yarım saat boyunca 19. yüzyıl Rusya'sındasınız.
Veya Orta Dünya'da.
Belki de Mars'ta.
Okumak problemleri ortadan kaldırmaz. Fakat günün belirli bir bölümünde zihninizi başka bir hikâyeye yönlendirebileceğiniz sakin bir alan oluşturabilir.
Bu yüzden birçok insan için uyumadan önce kitap okumak yalnızca bir okuma alışkanlığı değil, aynı zamanda günlük rutinin bir parçasıdır.
8. Hafızanızı Aktif Olarak Kullanmanızı Gerektirir
Bir roman okurken farkında olmadan birçok bilgiyi aklınızda tutarsınız.
Karakterlerin isimleri.
Birbirleriyle ilişkileri.
Daha önce yaşanan olaylar.
Verilen küçük ipuçları.
Hikâyenin geçtiği yerler.
Özellikle çok karakterli veya karmaşık romanlarda yüzlerce sayfa önce yaşanan bir olayın daha sonra yeniden önemli hale geldiğini görebilirsiniz.
Okuma bu nedenle pasif bir şekilde kelimelere bakmaktan ibaret değildir.
Zihniniz sürekli önceki bilgiler ile yeni okuduklarınız arasında bağlantılar kurar.
9. Eleştirel Düşünmeyi Teşvik Eder
Her yazılan şeye katılmak zorunda değilsiniz.
Hatta kitap okumanın en keyifli taraflarından biri bazen yazarla veya karakterle tamamen ters düşmektir.
“Bu karakter neden böyle davrandı?”
“Yazar burada ne anlatmaya çalışıyor?”
“Ben olsam aynı kararı verir miydim?”
“Bu anlatıcıya gerçekten güvenebilir miyim?”
Özellikle roman incelemeleri, denemeler, tarih ve düşünce kitapları bu tür soruların ortaya çıkmasını sağlar.
Bir kitabı yalnızca bitirmek yerine üzerine düşündüğümüzde okuma deneyimi çok daha zengin hale gelir.
Bu yüzden kitap hakkında başka okurların yorumlarını okumak da ilginçtir.
Sizin hiç dikkat etmediğiniz bir ayrıntı başka bir okurun kitabın en sevdiği bölümü olabilir.
10. Kendinize Ait Bir Zaman Oluşturur
Belki de listenin en basit ama en değerli maddelerinden biri.
Günde 20 dakika kitap okumak, günün 20 dakikasını bilinçli olarak kendinize ayırmak anlamına gelebilir.
Bildirim yok.
Mesaj yok.
Yapılacak işler yok.
Sadece siz ve kitap.
Özellikle yoğun bir hayatınız varsa kitap okumayı “vakit kalırsa yapılacak bir aktivite” olarak görmek yerine küçük bir günlük rutin haline getirmek daha sürdürülebilir olabilir.
Her Gün Kitap Okumak Faydalı mı?
Her gün kitap okumak düzenli bir okuma alışkanlığı oluşturmayı kolaylaştırabilir.
Fakat bunun için kendinize büyük hedefler koymanız gerekmiyor.
Her gün 50 veya 100 sayfa okumak zorunda değilsiniz.
Örneğin yalnızca 10 sayfa ile başlayabilirsiniz.
Günde 10 sayfa:
Bir ayda yaklaşık 300 sayfa,
bir yılda ise yaklaşık 3.650 sayfa eder.
Bu da ortalama 300 sayfalık kitaplardan yılda yaklaşık 12 kitaba denk geliyor.
Günlük olarak küçük görünen bir alışkanlık, yılın sonunda hiç de küçük olmayan bir sonuca dönüşebilir.
Günde Kaç Dakika Kitap Okunmalı?
Bunun herkes için geçerli sihirli bir cevabı yok.
Okuma hızınız, boş zamanınız ve okuduğunuz kitabın zorluğu farklı olacaktır.
Yeni bir alışkanlık oluşturmaya çalışıyorsanız günde 15-20 dakikalık bir okuma süresi başlangıç için yeterince ulaşılabilir olabilir.
Burada önemli olan 20 dakika rakamının kendisi değil.
Sürdürülebilir olması.
Her gün iki saat okumayı hedefleyip üçüncü gün bırakmak yerine, kısa fakat düzenli bir okuma rutini oluşturmak daha mantıklı olabilir.
Kitap Okumak İçin En İyi Saat Hangisi?
Bu da kişiden kişiye değişir.
Sabah zihniniz daha açıkken okumayı seviyorsanız güne kitapla başlayabilirsiniz.
Toplu taşıma kullanıyorsanız yolculuk süresini değerlendirebilirsiniz.
Bazı okurlar ise gece yatmadan önce okumayı tercih eder.
En iyi zaman, düzenli olarak ayırabileceğiniz zamandır.
Hatta kitap okumayı mevcut bir alışkanlığınıza bağlayabilirsiniz.
Sabah kahvesi + 10 sayfa.
Öğle arası + 15 dakika.
Yatmadan önce + 20 dakika.
Böylece okumayı hatırlamak için ayrıca çaba göstermeniz gerekmez.
Kitap Okumaya Nasıl Başlanır?
Uzun süredir kitap okumuyorsanız ilk kitabınızın 800 sayfalık ağır bir klasik olması gerekmiyor.
Kısa ve gerçekten merak ettiğiniz bir kitap seçin.
İlk hedefiniz kitabı mümkün olduğunca hızlı bitirmek değil, ertesi gün yeniden açmak olsun.
10 sayfa okuyun.
Yarın 10 sayfa daha.
Bir süre sonra okuma sürenizin kendiliğinden arttığını görebilirsiniz.
Ve en önemlisi:
Sevmediğiniz bir kitabı bırakabilirsiniz.
Dünyada okuyabileceğiniz milyonlarca kitap varken aylar boyunca sevmediğiniz bir kitabın içerisinde sıkışıp kalmanız gerekmiyor.
Kitap Okumak Bir Yarış Değil
Sosyal medyada yılda 50, 100 hatta 200 kitap okuyan insanlarla karşılaşabilirsiniz.
Bu sizin de aynı sayılara ulaşmanız gerektiği anlamına gelmiyor.
Bir yılda 10 kitap okuyabilirsiniz.
20 kitap okuyabilirsiniz.
Bir kitabı iki günde veya iki ayda bitirebilirsiniz.
Önemli olan listenizdeki kitap sayısını mümkün olduğunca hızlı artırmak değil.
Okuduğunuz kitaptan bir şey almak.
Bazen yeni bir bilgi.
Bazen yeni bir düşünce.
Bazen unutamayacağınız bir karakter.
Bazen de sadece güzel geçirilmiş birkaç saat.
Belki kitap okumanın en büyük faydası tam olarak budur:
Kendi hayatımızdan çıkmadan başka hayatlara girebilmek.
Sizin kitap okumaya başladıktan sonra kendinizde fark ettiğiniz en büyük değişiklik ne oldu?
Kitap Mahallesi'nde okuduğunuz kitapları kaydedebilir, kitaplar hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabilir, diğer okurların incelemelerini okuyabilir ve yeni kitaplar keşfedebilirsiniz.