Kısa Kitap Önerileri: Bir Günde Bitirebileceğiniz 15 Kitap
Her iyi kitap yüzlerce sayfa olmak zorunda değil.
Bazen birkaç saat içerisinde okuyup bitirdiğiniz küçücük bir kitap, haftalarca okuduğunuz bir romandan çok daha uzun süre aklınızda kalabilir. Özellikle uzun süredir kitap okumadıysanız, okuma temponuz düştüyse veya hafta sonu elinize alıp aynı gün bitirebileceğiniz bir şey arıyorsanız kısa kitaplar oldukça iyi bir seçim.
Üstelik edebiyatın en önemli eserlerinden bazılarının şaşırtıcı derecede kısa olduğunu söyleyebiliriz.
Bir kahve hazırlayın. Telefonu biraz uzağa bırakın.
İşte bir günde bitirebileceğiniz 15 kısa kitap önerisi.
Not: Kitapların sayfa sayıları yayınevine, baskıya, çeviriye ve kitap boyutuna göre değişebildiğinden listeyi kesin bir sayfa sınırına göre değil, genel olarak kısa sürede okunabilecek eserlerden oluşturduk.
1. Dönüşüm – Franz Kafka
Gregor Samsa bir sabah uyandığında kendisini dev bir böceğe dönüşmüş halde bulur.
Edebiyat tarihinin en meşhur başlangıçlarından birinin ardından Kafka, okuyucuyu oldukça tuhaf ama bir o kadar da tanıdık bir dünyanın içerisine sokuyor.
Fakat Dönüşüm aslında bir insanın böceğe dönüşmesinden çok daha fazlasını anlatıyor.
Gregor'un ailesiyle olan ilişkisi üzerinden yabancılaşma, yalnızlık, aile içerisindeki roller ve insanın değerinin neye göre belirlendiği gibi konular ortaya çıkıyor.
Kısa klasiklerle okumaya başlamak isteyenler için listenin en güçlü seçeneklerinden biri.
Kimler okumalı? Kafka'yla tanışmak isteyenler ve kısa ama üzerinde uzun süre düşünülebilecek bir eser arayanlar.
2. Satranç – Stefan Zweig
Bir yolcu gemisinde dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic ile gizemli Dr. B'nin yolları kesişir.
Başlangıçta basit bir satranç karşılaşması gibi görünen hikâye, Dr. B'nin geçmişini öğrendiğimizde tamamen farklı bir noktaya gider.
Stefan Zweig, yalnızlığın ve psikolojik baskının insan zihninde yaratabileceği etkileri kısa bir hikâyenin içerisine sığdırıyor.
Akıcı anlatımı sayesinde tek oturuşta bitirilebilecek kitaplardan.
3. Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupéry
Küçük Prens genellikle çocuk kitapları arasında görülse de aslında hangi yaşta okuduğunuza göre değişen eserlerden biri.
Küçük Prens'in farklı gezegenlerde karşılaştığı karakterler aracılığıyla yetişkinlerin dünyasına dışarıdan bakıyoruz.
Dostluk, sevgi, yalnızlık, bağlılık ve hayatın içerisinde önemli gördüğümüz şeyler üzerine oldukça sade bir hikâye anlatılıyor.
Çocukken okuduysanız yetişkinlikte bir kez daha okumayı deneyin.
Muhtemelen aynı kitabı okumadığınızı hissedeceksiniz.
4. Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck
George ve Lennie'nin hayali oldukça basittir.
Bir gün kendilerine ait küçük bir toprakları olacak ve kendi hayatlarını kuracaklardır.
Ancak Büyük Buhran döneminin zor koşullarında bu küçük hayale ulaşmak düşündükleri kadar kolay değildir.
Steinbeck, dostluk, yalnızlık, yoksulluk ve umut üzerine son derece güçlü bir hikâye anlatıyor.
Kısa olmasına rağmen karakterleri uzun süre unutamayabilirsiniz.
5. Hayvan Çiftliği – George Orwell
Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini yöneten insanlara karşı ayaklanarak daha adil ve eşit bir düzen kurmaya karar verir.
Başlangıç oldukça umut vericidir.
Fakat güç el değiştirdikçe kurulan yeni düzen de değişmeye başlar.
George Orwell'ın siyasi hicvi Hayvan Çiftliği, iktidar, propaganda, eşitlik ve gücün yozlaştırıcı etkisi üzerine düşündüren kısa bir klasik.
Orwell okumaya başlamak isteyenler için 1984 öncesinde güzel bir tercih olabilir.
6. Bir İdam Mahkûmunun Son Günü – Victor Hugo
İdam edilmek üzere olan bir insanın son günleri nasıl geçer?
Victor Hugo bu sorunun peşinden giderken okuyucuyu doğrudan mahkûmun zihnine yerleştiriyor.
Öleceğini bilen bir insanın korkularını, düşüncelerini ve bekleyişini okurken hikâyenin merkezindeki tartışma giderek büyüyor.
Kısa olmasına rağmen ağır bir konuya sahip. Özellikle adalet ve idam cezası üzerine düşündüren eserlerden hoşlananlar için güçlü bir seçenek.
7. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Stefan Zweig
Bir yazar, doğum gününde imzasız bir mektup alır.
Mektubu yazan kadın, yıllar boyunca taşıdığı duyguları ve yazarla kesişen hayatını anlatmaya başlar.
Stefan Zweig'ın insan psikolojisini kısa metinlerde anlatma becerisinin en bilinen örneklerinden biri.
Aşk, takıntı, yalnızlık ve karşılıksız duygular üzerine yoğun bir hikâye arıyorsanız birkaç saat içerisinde bitirebilirsiniz.
8. Yabancı – Albert Camus
Meursault'nun annesinin ölümüyle başlayan hikâye ilk sayfalardan itibaren alışılmışın dışında bir karakterle karşı karşıya olduğunuzu hissettiriyor.
Meursault'nun olaylara ve çevresindeki insanlara yaklaşımı, toplumun ondan bekledikleriyle sürekli çatışıyor.
Camus, oldukça sade bir anlatımla ölüm, anlam, toplum ve insanın dünyadaki yeri üzerine çok daha büyük sorular açıyor.
Kısa fakat hızlıca okuyup geçilecek bir kitap değil.
Bitirdikten sonra üzerine düşünmek için biraz zaman isteyebilir.
9. Beyaz Geceler – Fyodor Dostoyevski
Dostoyevski okumak istiyor ama Suç ve Ceza veya Karamazov Kardeşler gibi uzun romanlarla başlamaktan çekiniyorsanız Beyaz Geceler iyi bir başlangıç olabilir.
St. Petersburg'da yaşayan yalnız bir adamın Nastenka ile karşılaşmasıyla başlayan hikâye yalnızlık, hayaller ve karşılıksız sevgi etrafında ilerliyor.
Dostoyevski'nin büyük romanlarına kıyasla oldukça kısa ve daha kolay okunabilir.
Bir akşamda bitirip Dostoyevski'nin dünyasına ilk adımınızı atabilirsiniz.
10. Olağanüstü Bir Gece – Stefan Zweig
Hayatındaki hemen her şeye karşı ilgisini kaybetmiş varlıklı bir adam, sıradan başlayan bir günde beklenmedik bir deneyim yaşar.
Bu deneyim onun uzun zamandır hissetmediği duygularla yeniden karşılaşmasına neden olur.
Zweig yine insanın iç dünyasına odaklanıyor.
Özellikle uzun bir okuma molasından sonra yeniden kitaplara dönmek isteyenler için kısa ve akıcı bir seçenek.
11. Palto – Nikolay Gogol
Akaki Akakiyeviç, hayatının büyük bölümünü oldukça sıradan bir memur olarak geçirir.
Onun için yeni bir palto sahibi olmak ise düşündüğümüzden çok daha büyük bir olaydır.
Gogol'un hikâyesi ilk bakışta oldukça basit görünmesine rağmen bürokrasi, yoksulluk, sınıf farklılıkları ve insanın toplum içerisindeki görünmezliği üzerine güçlü bir eleştiriye dönüşür.
Rus edebiyatına uzun romanlar yerine kısa bir eserle girmek isteyenler için güzel bir seçenek.
12. Kırmızı Pazartesi – Gabriel García Márquez
Bir cinayetin işleneceğini neredeyse herkes biliyor.
Öldürülecek kişi dışında.
Gabriel García Márquez daha hikâyenin başında Santiago Nasar'ın öldürüleceğini okuyucuya söyler. Dolayısıyla kitabın asıl sorusu “Ne olacak?” değildir.
Herkes olacakları biliyorsa bu cinayet neden engellenmedi?
Bu yapı sayesinde sonunu bildiğiniz halde merakınızı koruyan oldukça farklı bir anlatıyla karşılaşıyorsunuz.
13. Yaşlı Adam ve Deniz – Ernest Hemingway
Yaşlı balıkçı Santiago uzun süredir balık yakalayamamaktadır.
Bir gün tek başına denize açılır ve devasa bir balıkla karşılaşır.
Bundan sonrası insan ile doğa arasında geçen uzun bir mücadeleye dönüşür.
Hemingway'in sade anlatımının en bilinen örneklerinden olan eser; mücadele, yenilgi, umut ve insanın devam etme isteği üzerine çok daha büyük bir hikâye anlatıyor.
Kısa klasik arayanların listesinde mutlaka bulunması gereken kitaplardan.
14. İnsan Ne ile Yaşar? – Lev Tolstoy
Tolstoy denildiğinde akla Savaş ve Barış veya Anna Karenina gibi dev romanlar gelebilir.
Ancak Tolstoy'la tanışmak için yüzlerce sayfa okumak zorunda değilsiniz.
İnsan Ne ile Yaşar?, insanın ihtiyaçları, sevgi, iyilik ve hayatın anlamı üzerine kurulan kısa hikâyeleriyle çok daha ulaşılabilir bir başlangıç sunuyor.
Tolstoy okumak isteyen fakat uzun Rus klasiklerine henüz hazır olmayanlar için değerlendirilebilir.
15. Bir Delinin Hatıra Defteri – Nikolay Gogol
Sıradan bir devlet memuru olan Poprişçin'in günlüklerini okumaya başlarız.
Başlangıçta çevresindeki insanlar ve günlük hayatı hakkında yazarken sayfalar ilerledikçe gerçeklikle kurduğu ilişkinin değişmeye başladığını görürüz.
Gogol trajik ve absürt olanı bir araya getirirken toplumdaki statü arzusunu ve bürokrasiyi de eleştiriyor.
Kısa sürede bitirilebilecek ama oldukça sıra dışı bir klasik.
Hangisiyle Başlamalısınız?
Ne okumak istediğinize göre listeyi biraz daha daraltabiliriz.
Çok kısa ve akıcı bir şey istiyorsanız: Satranç veya Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu.
Dünya klasiklerine başlamak istiyorsanız: Dönüşüm, Fareler ve İnsanlar veya Yaşlı Adam ve Deniz.
Rus edebiyatını merak ediyorsanız: Beyaz Geceler, Palto veya İnsan Ne ile Yaşar?.
Distopik ve politik eserleri seviyorsanız: Hayvan Çiftliği.
Daha duygusal bir hikâye istiyorsanız: Beyaz Geceler veya Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu.
Felsefi tarafı ağır bassın diyorsanız: Yabancı.
Aslında önemli olan kitabın kaç sayfa olduğu değil.
Size o sayfalarda ne hissettirdiği.
Okuma Alışkanlığı İçin Kısa Kitaplarla Başlamak Mantıklı mı?
Uzun süredir kitap okumuyorsanız kısa kitaplarla başlamak işinizi kolaylaştırabilir.
500 sayfalık bir romanın daha başındayken önünüzde yüzlerce sayfa olduğunu görmek bazen motivasyonu düşürebilir. Kısa bir kitabı bitirmek ise yeniden okuma isteği oluşturabilir.
Burada kendinizi bir yarışın içerisine sokmamak önemli.
Bir kitabı bir günde bitirebiliyor olmanız, mutlaka bir günde bitirmeniz gerektiği anlamına gelmiyor.
İki günde okuyun.
Bir hafta boyunca okuyun.
Sevdiğiniz bölümlere geri dönün.
Okumanın doğru bir hızı yok.
Sizin Bir Günde Bitirdiğiniz En Güzel Kitap Hangisiydi?
Listemizde dünya edebiyatının farklı dönemlerinden 15 kısa kitaba yer verdik. Ancak kısa olup unutamadığımız yüzlerce başka eser var.
Belki bizim atladığımız kitap sizin favorinizdir.
Bir arkadaşınız size “Bu akşam başlayıp bitirebileceğim bir kitap öner” dese hangi kitabı verirdiniz?
Kitap Mahallesi'nde okuduğunuz kitapları değerlendirebilir, kitaplar hakkında incelemeler paylaşabilir ve diğer okurların önerileriyle yeni kitaplar keşfedebilirsiniz.