İnsan Ne Zaman Bir Yüke Dönüşür?
Dönüşüm’ü bitirdikten sonra aklımda Gregor’un böceğe dönüşmesinden çok ailesinin ona karşı değişimi kaldı. Kitaba başlamadan önce konusunu az çok biliyordum. Bir adam sabah uyanıyor ve kendisini dev bir böceğe dönüşmüş halde buluyor. Böyle anlatınca biraz garip, hatta fantastik bir hikâye gibi geliyor. Ama okumaya başlayınca böcek meselesinin aslında kitabın en normal tarafı olduğunu fark ediyorsunuz. Gregor’un böceğe dönüştüğünü fark ettikten sonra bile işe geç kalmayı düşünmesi mesela beni bayağı etkiledi. Adamın başına gelebilecek en absürt şey gelmiş ama hâlâ patronunu, işe nasıl gideceğini ve ailesinin geçimini düşünüyor. Burada Gregor’a biraz üzüldüm açıkçası. Çünkü böceğe dönüşmeden önce de pek kendisi için yaşayan biri değilmiş. Asıl rahatsız edici kısım ise ailesi. Gregor çalışırken, eve para getirirken herkes ona ihtiyaç duyuyor. Çalışamaz hale geldiğinde ise yavaş yavaş bir yük gibi görülmeye başlanıyor. İlk başlarda özellikle kız kardeşinin onunla ilgilenmesi insana biraz umut veriyor ama zamanla onun bile Gregor’dan uzaklaşması hikâyeyi benim için daha ağır hale getirdi. Okurken sürekli şunu düşündüm: Gregor gerçekten böceğe dönüştüğü için mi ailesinden koptu, yoksa artık onlara fayda sağlayamadığı için mi? Bence kitabın vurucu tarafı da burada. Çünkü bunu sadece Gregor’un hikâyesi olarak düşünmemek lazım. Gerçek hayatta da bazen insanların bize verdiği değerin ne kadarının gerçekten bize, ne kadarının onlara sağladığımız faydaya bağlı olduğunu sorguluyoruz. Kafka bunu çok garip bir hikâyenin içine koymuş ama anlattığı duygu hiç garip değil. Kitap çok uzun değil ve dili de düşündüğüm kadar ağır değildi. Bazı bölümlerde olayların biraz daha ilerlemesini beklediğim oldu ama sonlara doğru neden böyle anlatıldığını daha iyi anladım. Büyük olaylardan çok Gregor’un yavaş yavaş yalnızlaşmasını izliyoruz. Sonunda da insanın içinde garip bir burukluk bırakıyor. Ben Gregor’a kızamadım. Daha çok, hayatı boyunca ailesi için yaşamış ve kendisi için yaşamaya fırsat bulamamış birinin hikâyesini okumuş gibi hissettim. Dönüşüm benim için “bir adam böceğe dönüştü” hikâyesinden çok, “bir insan artık işe yaramadığında çevresindekilerin gözünde neye dönüşür?” hikâyesiydi. Kısa ama bittikten sonra insanın kafasında devam eden kitaplardan.



